Kadinin biri pahali halilar satan bir dukkana girer ve ilk baki$ta cok begendigi bir iran halisina dogru yonelir..
haliya daha yakindan bakmak uzere yere dogru egildiginde istemeyerek sesli bir $ekilde gaz kacirinca cok utanir. ve hemen kimse duydumu diye etrafina bakinir ve arkasinda duran saticiyi gorunce konuyu unutturmak icin aceleyle adama: "bu iran halisi kac para?" diye sorar.. satici gayet pişkin yanit verir: - "valla hanimefendi, haliya sadece bakmakla osurdugunuza gore fiyatini duysaniz sıçarsiniz" PEDER Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış: "Peder, büyük günah işledim.." "Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir..." "Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var. Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim, kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce kardeşiyle beraber olduk..." "Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun farkındasın. Tanrı affetsin..." "Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş arkadaşlarından biri dışında iş yerinde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla birlikte olduk." 'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..' "Peder,geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce, yengesiyle birlikte olduk.." Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş: "Peder?
Peder , neredesiniz?? ' Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamiş ve onu piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş. "Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?" "Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını farkettim de!" temel
temel ingiltreye gitmiş....araba sürmeye başlamış...
tam o sırada radyoda bir anons " sayın dinleyiciler ana yolda ters yönde giden bir psikopat var aman dikkatli olun!!!"
temel: -ule ne bitanesi...hepsi ters yönden gidiiiiii
Amerikada bir supermarkette, musteri yarim kivi
satin almak istiyor.
Tezgahtar bunun mumkun olmadigini soyluyor. Kavga
cikiyor.
Tezgahtar kosa kosa mudure cikiyor:
- "Efendim, hayvanin biri yarim kivi almak istiyor",
der demez soyle bir arkasina donunce ne gorsun!!
Musteri birlikte gelmis, ensesinde duruyor...
Tezgahtar hemen musteriyi isaret ediyor:
-"Bu beyefendi de diger yarisini almak istiyor,
efendim..."
Mudur durumu anliyor, adama yarim kiviyi mecburen
verip gon
deriyorlar.
Mudur bir saat sonra tezgahtari cagirtiyor:
-"Tebrik ederim, cok zeki davrandin, iyi idare ettin,
nerelisin sen?
-" Brezilyaliyim efendim..."
-"Amerika'ya niye geldin?"
-"Brezilya cazip bir yer degil efendim, orada insanlar
ya fahişe, ya da futbolcu..."
-"Biliyor musun benim karim da Brezilyali..."
-"Yaa oyle mi, acaba kariniz hangi takimda futbol
oynuyordu?
> > Delikanlı sevgilisini aksam eve bırakır.Evin önünde masum bir
> > fısıltıdan sonra ateşlenir.Bir elini duvara dayayarak
> > - "Beni bir öper misin"..
> > Kız:
> > - "Deli misin evin önünde annemler görür" der..
> > Erkek:
> > "Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok
seviyorum...
> > Kız:
> > - "Ben de seni ama olmaz..."
> > Erkek çok ateşli tabi devamlı ısrar eder. Bir ara aniden
merdivenlerin
>ışığı
> > yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir.
> > Küçük kız:
> > - "Babam diyor ki öpecekse öpsün, öptürecekse öptürsün yoksa kendisi
> > gelecek öpecekmiş ayrıca o hayvan oğlu hayvana da söyle elini
Diyafon
> > düğmesinden çeksin dedi''
85 yaşından da bir adam doğum hanenin kapısında beklemektedir.Doğum
haneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra yaşlı adama sorar:
D-"içerde doğum yapan bayan yakınınız mı?"
A-"Evet, eşim."
D-"Ama bayan 25 yaşlarında..."
A-"Tamam işte, eşim o. Niye şaşırdınız, baba olamaz mıyım yani?"
D-"Yoo, aklıma benim dedem geldi de."
A-"Nesi varmış dedenizin?"
D-"Kendisi av meraklısı idi. sürekli ava çıkardı. Ancak yaşlanınca
zorlanmaya başladı. Bir gün ava çıkacakken kendisini uyardık, aman
yapma dedecim, sen yaşlandın, ava gidemezsin diye. Kendisi Israr etti ve
hazırlandı. E, tabi yaşlılık, çıkarken tüfek yerine baston aldı
eline.
Ben de kendisiyle gittim. Ormanda bayağı yol yürüdükten sonra bir geyik
gördük.Dedim ya, dedem yaşlı. Bastonu omzuna koydu, doğrulttu ve geyiğe
bastonla ateş etti. Geyik o anda vurulup yere düştü..."
A-"Olur mu, başkası vurmuştur onu."
D-"Ben de onu demeye çalışıyorum işte."
Çiftçinin birisi gittikce yumurta verimi düşen kümese bakar. Artık horoz
yaşlanmıştır. Bunun yerine genç ve yorulmayan bir horoz almak lazım diye
geçirir içinden.
Pazara gider. Satıcıya hiç yorulmayan bir horoz almak istediğini söyler.
Satıcı bunun üzerine elimde bir tane var. Çok azgın elinden ne uçan nede
kaçan kurtuluyor. Eminim der kümesinizdeki yumurta verimi bundan sonra
artacaktır.
Çiftci yeni horozunu alarak çiftliğine döner. Kümesin kapısını açar horozu
kümese bırakır bırakmaz.
Havada tüyler uçuşmaya başlar. Gıdaklama sesleri, tavuklar feryat figan
koşturuyor. Tavuklar önde horoz arkada kümesde kovalamaca başlar.
Çiftci durumdan çok memnundur. Ama horoz çok azgındır 2. gün tavuklardan
sonra çiftlikdeki küçük baş hayvanlar , büyük baş hayvanlar , atlar bile
horozdan nasibini alır.
Çiftci horozun bu gidişi karşısında endişelenmeye başlar. Bu şekilde giderse
öleceğini düşünür.
Ertesi gün kümese doğru giderken. Bir de ne görsün. Horozun ayakları havaya
dikilmiş. Dili gagasından dışarı çıkmış , Pestili çıkmış bir vaziyetde yere
yatmış. Tepesindede bir akbaba uçuşuyor.
Çiftci ben böyle olacağını biliyordum diye homurdanmaya başlar. Bu sırada
horoz gözünü hafif aralar.
Şişşştt Gürültü yapmasana. Akbabayı kaçırtacan.
TEMELİN DÖVÜŞÜN TEKNİĞİ
Japon'un biri Rizede bir kahveye girmiş ve herkese kafa tutmuş:
- Var mı aranızda delikanlı, varsa çıksın dışarı.
Temel kapıya doğru yürümüş:
-Çıkıyorum ulan, görelim bakalım erkekliğini.
Birkaç dakika sonra Temel ağzı burnu dağılmış bir vaziyette kahveye geri
dönmüş. Peşinden de Japon kasılarak içeri girmiş. Temel'i göstererek:
- Ona Toyokumi ustanın "katakori" tekniğiyle vurdum...
Ertesi gün Japon yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine Temel'den rest. Ve
birkaç dakika sonra kapıda yine ağzı burnu dağılmış bir Temel ve peşinden de
Japon kasılarak içeri girmiş Temel'i göstererek:
- Ona Kuy
otomi ustanın "Kihotomi" tekniğiyle vurdum.
Ertesi gün aynı hikaye: Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş Temel ve
hergün değişik stil kullanan Japon:
- Ona Toyhama'nın "kimanto" tekniğiyle vurdum.
- Ona Tiyotoki'nin "kohimato" tekniğiyle vurdum.
Bu böylece bir hafta devam etmiş. Ve sekizinci gün Japon yine kahveye gelip,
herkese kafa tutmuş. Yine Temel dışarı çıkmış. Birkaç dakika sonra herkes
suratı dağılmış bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafı kanlar içinde
kapıda belirmiş. Temel de hemen arkasından girmiş içeriye, Japon'u
göstererek gülümsemiş:
- ONA TOYOTA'NIN KRİKOSUYLA VURDUM...
Temel sehirlerarasi seyahatinde treni tercih etmis ve yatakli olan kompartmana yerlesmis. Az sonra kompartmana cok guzel bir kadin gelmis ve tanismislar. Kadin Is bankasinda calisiyormus. Uzun bir sohbetten sonra gece olmus ve yatmak uzere kompartmandaki ranzayi acmislar. Kadin ust kata, Temelde alt kata yerlesmis. Yatmalarindan 10 dakika sonra kadin pijamasinin ustunu cikartip yere atmis. Temel bunu gorunce kadinin kendisinden birseyler bekledigini dusunerek kadinin yatagina alttan hafifce vurarak:
- "Handan Hanım"
- "Buyrun Temel bey"
- "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?"
- "Ne munasebet Temel bey teessuf ederim, bu davranisiniz cok cirkin"
- "Ozur dilerim Handan Hanım ben sanmistim ki ... !!!"
Yaklasik on dakika sonra kadin pijamasinin altini cikarmis ve yeniden yere atmis. Temel bunu gorunce cildiracak gibi olmus ve kendini tutamayarak yeniden kadinin yatagina hafifce vurmus.
- "Handan Hanım"
- "Buyrun Temel bey"
- "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?"
- "Temel bey lutfen kendinize gelin, cok ayip."
Temel olanlar karsinsinda cok zor durumdaymis ama dayanacak durumda da degilmis. Yine de sabretmis ancak 5 dakika sonra kadin bu defa camasirinin ustunu cikarmis ve atmis. Sabredemeyecek durumda olan Temel yeniden ranzaya vurarak:
- "Handan Hanım"
- "Buyrun Temel bey"
- "Is bankasinin kapilari acildi mi acaba?"
- "Temel bey bu son olsun lutfen, bir daha ayni sey olursa guvenligi cagiracagim."
Temel buyuk bir hayalkirkligi ile yeniden yatmis. 5 dakika sonra kadin camasirinin altini cikartip yere atmis ve bu defa kadinda istekliymis ama aradan 10 dakika gecmesine ragmen Temelden ses gelmeyince uyudugunu sanarak endiselenmis ve dayanamayarak seslenmis:
- "Temel Bey"
- "Buyrun Handan Hanım"
- "Temel By Is bankasinin kapilari acildi da !!!"
- "Gerek kalmadi Handan Hanım, biz ceki elden bozdurduk !!!
Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan
ehliyet ruhsat istemis. Adam da "Yanimda yok, arkadasin evinde
iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus olmam
lazım" demis.. Polis dumur olmus tabii..Kirmizi isik, alkol, ehliyet ruhsat yok...Gitmis komiserine durumu anlatmis...
Komiser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis hemen.Komiser sasirmis tabiii...
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok...
Sasirmis tabi..
"Yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin yaninizda
olmadigini soyledi" demis.
Bizim uyanik donmus komisere..
"Siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. Birazdan size kirmizi isikta
gectigimi filan da soyleyebilir"
GÖRGÜSÜZ BAKAN
Bakan olan görgüsüz birisi soförüne sorar.
"Soför söyle bakalim esekle soför arasinda ne fark vardir? "
Soför bir süre düsündükten sonra mahcup bir sekilde;
"Bilemedim bakanim" diyor
Bakan cevap olarak:
"Esege çüs diyince, soföre ise dur diyince durur" demis.
Bunun üzerine soför çok sinirlenmis ama karsidaki bakan oldugu
için bir sey söyleyememis.
Belirli bir süre sonra bu defa soför bakana:
"Bir soru sorabilir miyim bakanim" der. Bakan da:
"Sor bakalim" der. Soför sorar:
"Esekle bakan arasinda ne fark vardir?"
Bakan bir süre sonra:
"Bulamadim soför söyle bakalim" diyor. Bunun üzerine soför de:
" Vallahi bakanim ben de bulamadim... "
KARISIKLIK
Temel oksurukten Dursun da kabizliktan sikayetcidir. Beraber
Doktora giderler.
Doktor Temel'e oksuruk surubu Dursun'a da mushil verir. Bunlar
İlaclari karistirirlar.
Bir hafta sonra doktor Temel'e:
- Nasil oldu? Hala oksuruyor musun?
- oksurmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey.
temel ile fadime
Temel ile Fadime nisanlilarmis evsizlik sikintisi çekiyorlarmis
> arkadaslarindan falan bir türlü ev bulamamislar.
> Elele tarlada yürürken Temel dönmüs ve Fadime'ye yumulmus
> o
heyecanla yattiklari yerin tren rayi oldugunu görememisler.
> Baslamislar sevismeye.
> Derken uzaktan tren geliyor.
> Makinist bir bakiyor raylarin üzerinde 2 insan.Sireni çekiyor..
> Temelle Fadime tinmiyor, 100 m kala tekrar çekiyor gene kaçmiyor
> bizimkiler , 50m..30m derken imdat frenini çekiyor makinist.
> Tabii vagonlar birbirine giriyor çok büyük maddi hasarvar.
> Hemen Fadime ile Temel'i suçüstü mahkemesine çikariyorlar.
> Hakim:
> -Ya kadesim treni görmedinmi , sireni duymadinmi ?
> Temel:
> -Duyduk hakim bey
> -Niye kaçmadiniz o zaman?.....
> -Valla hakim bey bir baktim ben geliyorum , fadime geliyor ,
> tren geliyor......
Dedim ki "FRENI OLAN DURSUN.."
Terzi Agop
Terzi Agop ile Vartanuş evlenmişler... Mutlu birkaç yıldan sonra bir gün terzi Agop pat diye ölüvermiş... Genç dul Vartanuş da Demirci Agop ile evlenmiş... Gerdek gecesi Demirci Agop geçmiş Vartanuş'un karşısına, yavaş yavaş soyunmaya baslamış...
Önce pazularını göstemiş:
- Bunlar terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
Sonra üstünü çıkarmış geniş göğsünü göstermiş:
- Böyle göğüs terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
Demirci Agop pantolonunu indirmiş, bacak kaslarını göstermiş:
- Bunlar terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
En son demirci Agop külodunu indirmiş:
Böylesi terzi Agop'ta var idi?
Vartanuş'un sabrı taşmış:
- Yok idi, yok idi, ama bu kadar zamanda terzi Agop seni de halleder idi, beni de halleder idi, üstüne iki de pantolon diker idi!
Pratik Zeka
Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmis onları bana getirirmisin lütfen" diye rica etmiş.
Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak
"Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş.
Kizlar "Nasıl olur! imkanı yok demişler!"
Adam "inanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
"iKiSiNiDE Miiii!".
Felçli adam bağırmış: "iKiSiNiDE! iKiSiNiDEEEE!"
Ehvaaah!!
Gunlerden bir gun spermler ayaklanirlar.
-Bu prezervatif cikali hicbir ise yaramiyoruz, derler.Bir gun aralarindan biri one cikar ve:
-Arkadaslar biz bu prezervatifi patlatip amacimiza ulasmaliyiz, der.Savas
naralari atarak saldiriya gecerler fakat hepsi carpip ölür.Bu olay gelenek
haline gelir ve nesiller boyu surer ve hic bir basari elde edemezler.Gunlerden bir gun aralarindan biri yine one cikar ve
-Arkadaslar atalarimizdan kalan bu gelenegi yerine getirmeliyiz ve bu sefer
cok guclendik artik amacimiza ulasacagiz- der. Savas naralariyla yine
saldiriya gecerler ve en sonunda prezervatifi patlatirlar.Ondeki liderlerinden bagirarak bir ses gelir:
-Imdat boka battik geri donun !!!
not:arkdaşlar sizde bildiniz fıkraları bizle paylaşın
__________________
"Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli'yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin." Mustafa Kemal ATATÜRK [/b]